Adana iş kazası ceza davası, işyerinde yaralanma veya ölümle sonuçlanan bir kazanın ardından işveren, işveren vekili, ustabaşı ya da iş sağlığı ve güvenliği görevlileri hakkında yürütülen ceza yargılamasıdır. Sanayi, inşaat ve tarım işletmelerinin yoğun olduğu Adana'da bu dosyalar hem kazazede ve yakınları hem de işletme yönetimi için ağır sonuçlar doğurabilir. Adana avukat Av. Didem Tayyipoğlu İspir, iş kazası kaynaklı ceza dosyalarında savunma ve katılan vekilliği yürütür.
Adana iş kazası ceza davası neden açılır?
İş kazasında yaralanma veya ölüm meydana geldiğinde Cumhuriyet savcılığı, kazanın bir ihmalden kaynaklanıp kaynaklanmadığını re'sen araştırır. İşverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaması, eğitimi vermemesi veya denetimi yapmaması gibi özen yükümlülüğüne aykırılıklar, Türk Ceza Kanunu kapsamında taksirli suç oluşturabilir:
- Taksirle yaralama (TCK m.89): Çalışanın kazada yaralanması hâlinde gündeme gelir; kural olarak şikâyete bağlıdır ve uzlaştırma kapsamındadır.
- Taksirle öldürme (TCK m.85): Kazada çalışanın hayatını kaybetmesi hâlinde soruşturma şikâyet aranmaksızın yürütülür; uzlaştırma uygulanmaz.
- Bilinçli taksir (TCK m.22/3): Tehlikenin öngörülmesine rağmen önlem alınmaması hâlinde ceza artırılır; bu durum dosyanın değerlendirilmesinde önemli bir tartışma noktasıdır.
Kaza gerçekleşmemiş olsa bile iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırılıklar, 6331 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca idari para cezasına konu olabilir. Bu idari yaptırımlar ceza yargılamasından ayrıdır.
İşverenin ve diğer sorumluların ceza sorumluluğu
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4. maddesi, işverene çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlama yükümlülüğü yükler. Bu kapsamda risk değerlendirmesi yapmak, kişisel koruyucu donanım sağlamak, eğitim vermek ve alınan önlemlere uyulup uyulmadığını denetlemek işverenin görevidir.
Ceza hukukunda sorumluluk şahsidir ve tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanmaz (TCK m.20). Bu nedenle şirket adına değil, kusuru bulunan gerçek kişiler hakkında işlem yapılır. Dosyanın niteliğine göre şu kişiler sorumlu tutulabilir:
- İşveren veya şirket yetkilisi,
- İşveren vekili, şantiye şefi, ustabaşı ve iş organizasyonunu yöneten kişiler,
- İş güvenliği ve işyeri hekimliği hizmetini yürüten görevliler,
- Alt işveren ve asıl işveren yetkilileri,
- Kendi kusuruyla kazaya katkıda bulunan çalışma arkadaşları.
Kazazede çalışanın kendi kusuru, diğer sorumluların kusurunu ortadan kaldırmaz; ancak kusur oranının ve cezanın belirlenmesinde dikkate alınır. Çalışanların da 6331 sayılı Kanun'un 19. maddesi gereğince aldıkları eğitim ve talimatlar doğrultusunda hareket etme yükümlülüğü vardır.
Kusur raporu ve deliller
Adana iş kazası ceza davası dosyalarında da sonucu belirleyen en önemli belge kusur raporudur. Savcılık veya mahkeme, iş sağlığı ve güvenliği alanında bilirkişi incelemesi yaptırır; rapor, kazanın oluş şeklini ve her bir kişinin kusur durumunu ortaya koyar. Rapor değerlendirilirken şu belgeler önem taşır:
- Risk değerlendirmesi raporu ve acil durum planı,
- Çalışana verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin kayıtları,
- Kişisel koruyucu donanım teslim tutanakları,
- İş ekipmanlarının periyodik kontrol belgeleri,
- Kolluk tutanakları, olay yeri fotoğrafları ve tanık beyanları,
- Varsa iş müfettişi raporu.
Rapordaki kusur dağılımına karşı itiraz edilebilir, bilirkişiden ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması talep edilebilir.
Ceza davası ile tazminat davası ilişkisi
İş kazası sonrasında ceza davasının yanında, çalışanın veya yakınlarının maddi ve manevi tazminat talepleri iş mahkemesinde ayrı bir dava olarak görülür. Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesine göre hukuk hâkimi, ceza hâkiminin kusur belirlemesi ve beraat kararıyla bağlı değildir. Bu nedenle iki dosyada farklı kusur oranları ortaya çıkabilir. Tazminat boyutu için iş kazası tazminatları sayfamızı inceleyebilirsiniz.
İşveren, iş kazasını kazadan sonraki üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmekle yükümlüdür. Bildirimin zamanında yapılmaması ayrıca idari yaptırıma ve SGK rücu taleplerine yol açabilir.
Adana'da iş kazası ceza davası süreci
Adana'da iş kazalarına ilişkin soruşturmalar Adana Cumhuriyet Başsavcılığı veya kazanın meydana geldiği ilçenin Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yürütülür. Seyhan, Yüreğir ve Sarıçam gibi merkez ilçelerdeki kazalara ilişkin davalar kural olarak Adana asliye ceza mahkemelerinde, Ceyhan veya Kozan gibi kendi adliyesi bulunan ilçelerdeki kazalar ise o yer mahkemesinde görülür. Süreç genellikle şöyle ilerler:
- Olay yeri incelemesi: Kolluk olay yerinde tutanak tutar, fotoğraf çeker, tanıkları belirler; ölümlü kazalarda Cumhuriyet savcısı olay yerine gelebilir.
- SGK bildirimi ve kayıtlar: İşveren kazayı SGK Adana İl Müdürlüğü sistemine bildirir; işyeri belgeleri dosyaya sunulur.
- İfadeler: İşveren, işveren vekilleri, iş sağlığı ve güvenliği görevlileri ve tanıkların ifadeleri alınır.
- Bilirkişi raporu: Kusur durumu iş güvenliği alanındaki bilirkişi tarafından raporlanır; rapora karşı beyanda bulunulur.
- Uzlaştırma veya iddianame: Taksirle yaralama dosyalarında önce uzlaştırma denenir; sonuç alınamazsa veya ölüm varsa iddianame düzenlenir.
- Yargılama ve kanun yolu: Karara karşı Adana Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerinde istinaf yoluna gidilebilir.
Ceza hukukundaki diğer konular için ceza hukuku sayfamıza, işe gidiş-geliş sırasında yaşanan kazalar için trafik ceza davaları sayfamıza göz atabilirsiniz. Aile hukukundaki konular için ise Adana boşanma avukatı hizmetlerimiz bulunmaktadır.
Sıkça sorulan sorular
Adana'da iş kazasında şirket mi yargılanır, yetkili mi?
Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanmaz; yargılama kusuru bulunan gerçek kişiler hakkında yapılır. Şirketin hukuki sorumluluğu ise tazminat davasında ayrıca değerlendirilir.
İşçi kendi hatasıyla yaralandıysa işveren yine sorumlu olur mu?
Çalışanın kusuru, işverenin önlem alma ve denetleme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Bilirkişi her iki tarafın kusurunu ayrı ayrı değerlendirir; işverenin kusuru yoksa ceza sorumluluğu doğmaz.
İş kazasında uzlaştırma mümkün mü?
Taksirle yaralama uzlaştırma kapsamında olduğundan, yaralanmalı iş kazalarında taraflar uzlaşabilir. Ölümle sonuçlanan iş kazalarında ise taksirle öldürme suçu uzlaştırmaya tabi değildir.
Adana'da iş kazası ceza davası hangi mahkemede görülür?
Taksirle yaralama ve tek kişinin ölümüne neden olan taksirle öldürme dosyaları kural olarak Adana asliye ceza mahkemelerinde görülür. Birden fazla kişinin ölümü gibi ağır sonuçlu hâllerde dosya ağır ceza mahkemesinin görevine girebilir.
Ceza davasında beraat edilirse tazminat ödenmez mi?
Hayır, ceza davasındaki beraat tazminat davasını kendiliğinden sona erdirmez. Hukuk hâkimi kusur ve beraat kararıyla bağlı değildir; tazminat sorumluluğunu kendi delillerine göre belirler.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; avukat-müvekkil ilişkisi kurulmasına yönelik bir davet niteliği taşımaz ve Türkiye Barolar Birliği meslek kuralları ile reklam yasağına uygun olarak hazırlanmıştır. Her dosya kendine özgü olduğundan hukuki işlem yapmadan önce bir avukata danışınız.

