Ücret, iş sözleşmesinin en temel unsurudur ve işverenin asli borcudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uyarınca işveren, işçiye kararlaştırılan ücreti zamanında ve eksiksiz ödemekle yükümlüdür. Ücret yalnızca çıplak maaştan ibaret değildir; prim, ikramiye, fazla mesai, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil (UBGT) alacakları ile sözleşmeden doğan diğer parasal menfaatler de geniş anlamda ücret kapsamında değerlendirilir. Dolayısıyla maaşı ödenmeyen işçinin hakları yalnızca aylık ücretle sınırlı değildir; işçilik alacaklarının tamamı hukuki koruma altındadır.
İş Kanunu’na göre ücret en geç ayda bir ödenmelidir. Taraflar sözleşme ile bu süreyi kısaltabilir; ancak uzatamaz. Ücretin banka aracılığıyla ödenmesi zorunlu olan işyerlerinde, elden ödeme yapılması hukuka aykırıdır. Ücretin yabancı para üzerinden belirlenmiş olması halinde ise ödeme günündeki rayice göre Türk Lirası ile ödeme yapılabilir. Ücretin zamanında ödenmemesi, işçi açısından sadece ekonomik bir mağduriyet değil, aynı zamanda iş sözleşmesinin ihlali anlamına gelir. Bu nedenle maaşı ödenmeyen işçi, kanundan doğan özel haklara sahiptir ve bu haklar Yargıtay içtihatlarıyla da açıkça güvence altına alınmıştır.
Maaşı Ödenmeyen İşçi Ne Yapmalı?
Maaşı ödenmeyen işçi ne yapmalı sorusu uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biridir. Öncelikle bilinmelidir ki işçinin ücreti kararlaştırılan ödeme gününden itibaren 20 gün içinde ödenmezse, işçi iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınma hakkına sahiptir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesi uyarınca bu durum grev olarak değerlendirilemez ve işveren sırf bu nedenle iş sözleşmesini feshedemez. Bu hak, işçiye önemli bir baskı aracı sunmaktadır. İşçi, çalışmama hakkını kullanırken işyerindeki iş barışını bozmayacak şekilde hareket etmelidir.
Bunun yanında işçi, ücret alacağını tahsil etmek amacıyla arabuluculuk başvurusu yapabilir. Arabuluculuk, işçilik alacakları bakımından dava şartıdır. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamazsa işçi, iş mahkemesinde dava açabilir veya doğrudan icra takibi başlatabilir. Ayrıca ücret alacaklarında zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu süre içinde dava açılmadığı takdirde alacak hakkı zamanaşımına uğrayabilir. Dolayısıyla maaşı ödenmeyen işçi hak kaybına uğramamak için sürelere dikkat etmelidir. İşverenin ekonomik sıkıntıda olması veya ödeme güçlüğü yaşaması, ücretin ödenmemesini haklı kılmaz. Yargıtay kararları da bu yöndedir.
Ücretin Ödenmemesi Haklı Fesih Sebebi midir?
Ücretin zamanında veya eksiksiz ödenmemesi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-e maddesi kapsamında işçiye haklı nedenle derhal fesih hakkı tanır. Halk arasında bu durum istifa olarak adlandırılsa da hukuken istifa değildir; haklı fesih niteliğindedir. Bu ayrım son derece önemlidir. Çünkü istifa eden işçi kıdem tazminatı alamazken, haklı nedenle fesih yapan işçi kıdem tazminatına hak kazanır. Maaşı ödenmeyen işçi, çalışma süresi bir yılı aşmışsa kıdem tazminatını talep edebilir. Ancak fesih işçi tarafından yapıldığı için ihbar tazminatı söz konusu olmaz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, ücretin tamamen ya da kısmen ödenmemesi haklı fesih için yeterlidir. Ücretin bir kısmının ödenmiş olması sonucu değiştirmez. Ayrıca yalnızca maaş değil; fazla mesai, prim, ikramiye, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi de haklı fesih sebebidir. İşçinin sigorta primlerinin eksik yatırılması veya düşük ücret üzerinden bildirilmesi de haklı fesih nedeni olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle maaşı ödenmeyen işçi, fesih kararı almadan önce süreci hukuki destekle değerlendirmelidir.
Maaşı Ödenmeyen İşçinin Tazminat ve Diğer Hakları
Maaşı ödenmeyen işçinin hakları arasında kıdem tazminatı, birikmiş ücret alacakları, fazla mesai ücretleri, UBGT alacakları ve yıllık izin ücretleri bulunmaktadır. İş sözleşmesi haklı nedenle feshedildiğinde işçi kıdem tazminatını talep edebilir. Ayrıca ödenmeyen tüm ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu faiz, işçinin alacağını ciddi şekilde artırabilir. İşverenin ücret ödememesinin mücbir bir sebebe dayanmaması halinde sorumluluğu devam eder.
İşçi ayrıca icra takibi başlatabilir veya dava yoluna gidebilir. İşverenin işçiyi ücretini talep ettiği için işten çıkarması halinde, şartları oluşmuşsa işe iade davası açılması da mümkündür. İşe iade davaları da arabuluculuğa tabidir. Öte yandan işverenin ücret ödememesi idari para cezası yaptırımına da konu olabilir. İşçi, SGK’ya şikâyette bulunarak primlerin eksik yatırıldığını bildirebilir. Bu noktada maaşı ödenmeyen işçi için hukuki yol haritasının doğru belirlenmesi büyük önem taşır.
Yargıtay Kararları Işığında Değerlendirme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre ücretin ödenmemesi halinde işçinin haklı fesih hakkı bulunmaktadır. Ücretin bir kısmının ödenmemesi, ödeme güçlüğü yaşanması veya ücret garanti fonundan tahsil imkânının bulunması bu hakkı ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde ayni yardımların (yakacak, erzak vb.) ödenmemesi de haklı fesih sebebi sayılmaktadır. Mahkeme kararlarında, istifa dilekçesinde ekonomik sebepler belirtilmiş olsa bile, arka planda ücretin ödenmemesi varsa fesih haklı kabul edilmektedir.
Bu içtihatlar göstermektedir ki maaşı ödenmeyen işçi hukuken güçlü bir konumdadır. Ancak sürecin yanlış yönetilmesi halinde hak kaybı yaşanabilir. Özellikle fesih bildiriminin yazılı yapılması, haklı sebebin açıkça belirtilmesi ve sürelere riayet edilmesi gerekir. İşçilik alacakları davalarında ispat yükü ve bordro kayıtları da önemlidir. Bu nedenle uygulamada bir iş hukuku avukatından destek alınması, sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından tavsiye edilir.
Maaşı ödenmeyen işçinin hakları hem İş Kanunu hem de Yargıtay kararlarıyla güçlü biçimde korunmaktadır. Ücretin zamanında ödenmemesi halinde işçi; çalışmaktan kaçınma, haklı nedenle fesih, kıdem tazminatı talebi, dava açma ve icra takibi başlatma gibi haklara sahiptir. Ancak “istifa” ile “haklı fesih” arasındaki farkın bilinmesi ve sürecin doğru yürütülmesi hayati öneme sahiptir. Maaşı ödenmeyen işçi ne yapmalı sorusunun cevabı, somut olayın özelliklerine göre değişebilir. Bu nedenle her olay özelinde hukuki değerlendirme yapılmalıdır.
Maaşı ödenmeyen işçi kaç gün sonra çalışmayı bırakabilir?
İşçinin ücreti, ödeme gününden itibaren 20 gün içinde ödenmezse, işçi iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir.
Maaşı ödenmeyen işçi tazminat alabilir mi?
Evet. İşçi, ücretin ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle fesih yaparsa ve en az 1 yıl kıdemi varsa kıdem tazminatı almaya hak kazanır.
Ücreti eksik ödenen işçi de haklı fesih yapabilir mi?
Evet. Yargıtay kararlarına göre ücretin tamamen ya da kısmen ödenmemesi, prim ve fazla mesai gibi alacakların yatırılmaması da haklı fesih sebebidir.
Maaşı ödenmeyen işçi nereye şikâyet edebilir?
İşçi;
Arabulucuya başvurabilir,
İş Mahkemesi’nde dava açabilir,
SGK’ya bildirim yapabilir,
İcra takibi başlatabilir.
