Anlaşmalı boşanma, evlilik birliğini en kısa sürede, en az maddi ve manevi hasarla sonlandırmak isteyen çiftler için en ideal hukuki yoldur. Halk arasında “tek celsede boşanma” olarak da bilinen bu süreç, tarafların boşanma ve boşanmaya bağlı tüm hukuki sonuçlar üzerinde tam bir mutabakata varması esasına dayanır. Çekişmeli davaların yarattığı yıpratıcı atmosferden uzaklaşmak isteyen çiftler için bu yöntem, medeni bir ayrılığın en rasyonel kapısıdır.
Bu kapsamlı rehberde, anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır, anlaşmalı boşanma şartları nelerdir, protokol nasıl hazırlanır ve süreç yönetimine dair bilinmesi gereken tüm usuli detayları güncel mevzuat ve Yargıtay ilke kararları ışığında ele aldık.
Anlaşmalı Boşanma Davası Nedir?
Anlaşmalı boşanma davası, eşlerin karşılıklı olarak boşanma iradelerini beyan ettikleri ve boşanmanın mali sonuçları ile varsa müşterek çocukların geleceği konusunda tam bir uzlaşı sağlayarak evlilik birliğini sona erdirdikleri hukuki bir süreçtir.
Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 166/3 hükmüne göre; evlilik ilişkisi en az 1 yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin açtığı davayı diğer eşin kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu durumda mahkeme, uzun uzadıya bir kusur araştırması yapmadan tarafların iradeleri doğrultusunda boşanma kararı verir. Kanun koyucu, tarafların uzlaştığı bir senaryoda devletin evlilik birliğini zorla sürdürmesinin toplumsal ve bireysel bir fayda sağlamayacağını kabul etmiştir.
Anlaşmalı Boşanma ile Çekişmeli Boşanma Arasındaki Farklar
Boşanma davaları usul ve işleyiş bakımından iki temel kategoriye ayrılır. Süreç seçimi yaparken aralarındaki farkları bilmek hayati önem taşır:
- Yargılama Süresi: Çekişmeli boşanma davaları delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi, pedagog raporları ve bilirkişi incelemeleri gibi usuli işlemler nedeniyle yıllarca (ortalama 1,5 – 3 yıl) sürebilirken; anlaşmalı boşanma davası genellikle tek duruşmada (tek celsede) ve birkaç ay içinde sonuçlanır.
- Kusur Tespiti ve İspat Yükü: Çekişmeli davada taraflar haklılıklarını kanıtlamak için birbirlerinin kusurlarını (aldatma, şiddet, hakaret, terk vb.) delillerle ispatlamak zorundadır. Anlaşmalı boşanma davasında ise hakim kusur araştırması yapmaz; taraflar birbirine kusur izafe etmeden, evliliğin bittiğini beyan ederek ayrılırlar.
- Maddi ve Manevi Yıpranma: Çekişmeli süreçler tarafların özel hayatlarının mahkeme salonlarında tartışılmasına yol açtığı için psikolojik ve ekonomik açıdan çok yıpratıcıdır. Anlaşmalı süreç ise karşılıklı uzlaşmaya dayandığı için tarafların gelecekte de medeni ilişkilerini koruyabilmelerine zemin hazırlar.
Anlaşmalı Boşanma Şartları Nelerdir?
Bir davanın Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca “anlaşmalı” olarak nitelendirilebilmesi ve hakimin boşanma kararı verebilmesi için kanunda aranan belirli şartların birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Bu şartlardan biri bile eksik olursa mahkeme anlaşmalı boşanma kararı veremez.
1. Evlilik İlişkisinin En Az 1 Yıl Sürmüş Olması
Anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi için evlilik ilişkisinin resmi nikahtan itibaren en az 1 tam yılı doldurmuş olması gerekir. Eşlerin düğün tarihi, nişanlılık dönemi, dini nikahlı geçirdikleri süreler veya fiilen birlikte yaşadıkları zaman dilimleri bu 1 yıllık yasal süreye dahil edilmez. 1 yıllık süre dolmadan açılan davalar mahkeme tarafından doğrudan reddedilir.
Önemli İstisna: Evlilik süresi 1 yılı doldurmamış çiftler çekişmeli boşanma davası açabilirler. Eğer dava devam ederken 1 yıllık süre dolarsa, taraflar mahkemeye bir protokol sunarak çekişmeli davayı anlaşmalı boşanma davasına dönüştürebilirler.
2. Eşlerin Mahkemeye Birlikte Başvurması veya Davayı Kabul Etmesi
Anlaşmalı boşanma iki usulle açılabilir: Eşler ya ortak bir dava dilekçesi hazırlayarak adliyeye birlikte başvururlar ya da eşlerden birinin açmış olduğu boşanma davasındaki tüm talepleri ve boşanma olgusunu diğer eş mahkeme aşamasında eksiksiz olarak kabul eder.
3. Tarafların Hakim Huzurunda Boşanma İradelerini Bizzat Açıklaması
Boşanma, hukuken kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardandır. Bu nedenle, tarafların özel avukatları (vekilleri) olsa dahi, her iki eş de duruşma gününde mahkeme salonunda bizzat hazır bulunmak zorundadır. Hakim, tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin tehdit, korku veya baskı altında kalmadan, serbestçe açıklandığına kanaat getirmelidir. Eşlerden birinin duruşmaya katılmaması veya avukatının katılması süreci tamamlamaya yetmez; dava anlaşmalı olarak sonuçlanmaz.
4. Boşanma Protokolünün Hakim Tarafından Uygun Bulunması
Eşlerin üzerinde uzlaştığı mali sonuçlar ve çocukların durumu hakkındaki düzenlemelerin hakim tarafından onaylanması gerekir. Hakim, özellikle müşterek çocukların üstün yararını gözeterek protokolde gerekli gördüğü değişiklikleri (örneğin kişisel ilişki günleri veya iştirak nafakası miktarı üzerinde) yapabilir. Bu usuli değişiklikler taraflarca da kabul edilirse boşanmaya hükmolunur.
Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nasıl Hazırlanır?
Anlaşmalı boşanma davasının en kritik omurgasını anlaşmalı boşanma protokolü oluşturur. Bu protokol, eşlerin boşanma sonrasındaki hak ve yükümlülüklerini belirleyen resmi bir sözleşme niteliğindedir. Protokolde yer alacak maddelerin açık, net, şüpheye yer vermeyecek şekilde ve icra edilebilir bir dille yazılması şarttır. Muğlak ve yoruma açık ifadeler, boşanma sonrasında taraflar arasında yeni davaların açılmasına sebebiyet verebilir.
Anlaşmalı boşanma protokolünde yer alması zorunlu olan unsurlar (boşanmanın ferileri) ve isteğe bağlı (ihtiyari) unsurlar olmak üzere iki grup düzenleme bulunur.
Protokolde Bulunması Zorunlu Unsurlar
A. Maddi ve Manevi Tazminat (TMK m. 174)
Eşlerin birbirlerinden maddi veya manevi tazminat talep edip etmedikleri, edeceklerse bunun miktarı ve ödeme şekli (peşin, taksitli, banka hesabı detayları) açıkça yazılmalıdır. Eğer tazminat talep edilmiyorsa, taraflar bu haklarından karşılıklı olarak feragat ettiklerini protokolde net bir dille belirtmelidir. Anlaşmalı boşanma kararı kesinleştikten sonra geriye dönük olarak “boşanma sebebiyle tazminat davası” açılması hukuken mümkün değildir.
B. Nafaka Düzenlemeleri (Yoksulluk ve İştirak Nafakası)
- Yoksulluk Nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan eş lehine nafakaya hükmedilip hükmedilmeyeceği kararlaştırılmalıdır. Protokolde yoksulluk nafakasından açıkça feragat eden eş, boşanma kesinleştikten sonra yeniden nafaka talebinde bulunamaz.
- İştirak Nafakası (Çocuğun Nafakası): Velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin, müşterek çocuğun bakım, eğitim, barınma ve sağlık giderlerine katkı payını ifade eder. İştirak nafakası doğrudan çocuğun menfaatini ilgilendirdiğinden ve kamu düzenine ilişkin olduğundan, protokolde “nafaka istenmiyor” diye yazılsa bile, ebeveyn boşanma sonrasında çocuk adına her zaman yeniden iştirak nafakası veya nafaka artırım davası açabilir.
C. Müşterek Çocukların Velayeti ve Kişisel İlişki Takvimi
- Velayet: Varsa ortak çocukların velayetinin hangi anne ya da babaya verileceği net olarak belirtilmelidir. Türk aile hukuku uygulamasında ortak velayet kararları son yıllarda bazı mahkemelerce kabul görse de halen tam bir fikir birliği yoktur; bu nedenle hak kaybı yaşamamak adına velayetin tek bir ebeveyne bırakılması usulen daha yaygındır.
- Çocukla Kişisel İlişki Kurulması: Velayeti almayan ebeveynin çocukla hangi günlerde, saatlerde, dini ve resmi bayramlarda, yarıyıl tatilinde ve yaz tatillerinde nasıl görüşeceği (şahsi münasebet takvimi) yoruma kapalı şekilde yazılmalıdır. Örneğin; “Her ayın 1. ve 3. hafta sonu Cumartesi saat 10.00’dan Pazar saat 17.00’ye kadar yatılı olacak şekilde…” gibi net ifadeler kullanılmalıdır.
Protokolde Yer Alabilecek İsteğe Bağlı (İhtiyari) Unsurlar
Bu hususlar anlaşmalı boşanmanın gerçekleşmesi için zorunlu değildir; ancak sürecin tek seferde tamamen tasfiye edilmesi için protokole eklenmesi tavsiye edilir:
- Mal Paylaşımı (Mal Rejiminin Tasfiyesi): Evlilik birliği içinde edinilen malların (ev, araç, arsa, banka hesaplarındaki birikimler, şirket hisseleri vb.) kimde kalacağı veya nasıl paylaştırılacağı kararlaştırılabilir. Eğer mal paylaşımı protokolde düzenlenmez ve genel bir ibra maddesi konulmazsa, taraflar boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde ayrı bir mal paylaşımı davası açabilirler.
- Ziynet Eşyaları (Düğün Takıları): Düğünde takılan altın, bilezik, takı ve paraların kimde kalacağı protokole eklenmelidir. Protokolde ziynet eşyalarına dair hiçbir hüküm yer almazsa ve kadın eş haklarından açıkça feragat etmemişse, boşanma sonrasında ayrı bir ziynet eşyası iadesi davası açabilir.
- Ev Eşyalarının Durumu: Çeyiz eşyaları ile evlilik konutundaki beyaz eşya, mobilya ve şahsi eşyaların aynen veya nakden nasıl bölüşüleceği protokolde netleştirilebilir.
Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Anlaşmalı boşanma davası süreci, usul hukuku kurallarına göre belirli adımların sırasıyla takip edilmesiyle yürütülür:
1. Dilekçe ve Protokolün Hazırlanması
İlk olarak, usulüne uygun bir anlaşmalı boşanma davası dilekçesi ve taraflarca her sayfası ıslak imza altına alınmış anlaşmalı boşanma protokolü (en az 3 nüsha) hazırlanır.
2. Görevli ve Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi
- Görevli Mahkeme: Anlaşmalı boşanma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir. Aile mahkemesinin bulunmadığı ilçe adliyelerinde ise dava Asliye Hukuk Mahkemesinde (Aile Mahkemesi sıfatıyla) açılır.
- Yetkili Mahkeme: Normal şartlarda boşanma davalarında yetki, eşlerden birinin yerleşim yeri veya son 6 aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168). Ancak anlaşmalı boşanma davalarında yetki kuralı kamu düzenine ilişkin olmadığından ve taraflar karşılıklı yetki itirazında bulunmayacakları için Türkiye’deki herhangi bir adliyede (iş yükü az olan taşra adliyelerinde veya Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyükşehir adliyelerinde) dava açılabilir. Mahkeme kendiliğinden yetkisizlik kararı vererek dosyayı gönderemez.
3. Masraf ve Harçların Yatırılması
Hazırlanan dava dilekçesi ve protokol adliyenin Tevzi Bürosuna veya ön bürosuna teslim edilir. Dava açılış harcı, başvurma harcı, gider avansı ve tebligat ücretlerini içeren mahkeme masrafları adliye veznesine (Vakıfbank adliye şubelerine veya adliye veznelerine) yatırılarak dava dosyası açılır ve mahkemenin esas numarası alınır.
4. Duruşma Günü Alınması ve Duruşma Aşaması
Dava açıldıktan sonra mahkeme hakimi dosyayı inceleyerek bir tensip zaptı hazırlar. Mahkemenin iş yükü durumuna göre bir duruşma günü tayin edilir. Taraflar belirlenen gün ve saatte mahkeme salonu önünde hazır bulunur. Mübaşir çağırdığında içeri girilir. Hakim, tarafların kimlik tespitini yaptıktan sonra protokol maddelerini okur ve “Protokol altındaki imzalar size mi ait, boşanmayı özgür iradenizle kabul ediyor musunuz?” sorusunu yöneltir. Tarafların sözlü onay beyanı duruşma tutanağına (zaptına) geçirilir ve taraflara imzalattırılır. Hakim duruşma sonunda boşanma kararını sözlü olarak açıklar ve duruşma biter.
5. Kararın Kesinleştirilmesi Süreci (En Önemli Aşama)
Duruşmada hakimin “boşanmanıza karar verildi” demesi süreci hukuken bitirmez. Bu karar henüz kesinleşmemiştir ve taraflar halen resmen evlidir.
- Gerekçeli Kararın Yazılması: Duruşmadan sonra mahkeme kalemi hakibin gerekçeli kararını yazar (bu süre mahkemenin yoğunluğuna göre 1 hafta ile 1 ay arasında değişir).
- Kararın Tebliği: Yazılan gerekçeli karar her iki tarafa da tebliğe çıkarılır. Kararın taraflara tebliğ edilmesinden itibaren 2 haftalık istinaf (kanun yolu) süresi başlar.
- İstinaftan Feragat Dilekçesi: Süreci hızlandırmak ve 2 haftalık posta/bekleme süresini ortadan kaldırmak isteyen eşler, mahkeme kalemine ortak bir “istinaf kanun yolundan feragat dilekçesi” sunabilirler. Bu dilekçe sunulduğunda karar aynı gün kesinleşir.
- Kesinleşme Şerhi ve Nüfus Bildirimi: Karar kesinleştikten sonra mahkeme kalemi dosyaya kesinleşme şerhi ekler ve boşanma ilamını elektronik ortamda (UAP üzerinden) ilgili Nüfus Müdürlüğü’ne gönderir. Nüfus müdürlüğü boşanmayı sisteme işlediğinde süreç hukuken ve tamamen tamamlanmış olur. Taraflar artık yeni kimlik kartlarını alabilir ve yeniden evlenebilirler.
Anlaşmalı Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
Anlaşmalı boşanma davalarının sonuçlanma süresi, çekişmeli davalara kıyasla oldukça kısadır ancak tamamen adliyenin iş yoğunluğuna ve tarafların süreci takip etme hızına bağlıdır.
- Profesyonel Takip ile Hızlı Süreç: Eğer taraflar dava açıldıktan sonra mahkeme kalemiyle koordineli çalışır, duruşma gününü yakın bir tarihe alır, duruşma sonrasında gerekçeli kararın yazılmasını takip edip adliyede elden tebellüğ ederek aynı gün istinaftan feragat dilekçesi verirlerse, tüm süreç 15 gün ile 1 ay arasında tamamen kesinleşerek sonuçlanabilir.
- Posta Yoluyla Bekleme Süreci: Taraflar adliyeye gitmeyip adli işlemlerin ve tebligatların posta yoluyla yürütülmesini beklerlerse, tebligatların gidiş-dönüş süreleri ve yasal bekleme süreleri nedeniyle süreç 3 ila 5 ay kadar uzayabilir.
Anlaşmalı Boşanma Davasının Çekişmeli Davaya Dönüşmesi
Anlaşmalı boşanma süreci, mahkeme kararı verilip bu karar kesinleşinceye kadar her aşamada kırılgan bir yapıya sahiptir. Tarafların süreç içerisinde fikir değiştirmesi mümkündür.
Anlaşmalı davanın çekişmeli davaya dönüşeceği temel durumlar şunlardır:
- Eşlerden birinin duruşma gününde mahkemeye gelmemesi veya gelip hakim huzurunda “Ben boşanmaktan vazgeçtim” ya da “Protokoldeki bu maddeyi kabul etmiyorum” şeklinde beyanda bulunması.
- Hakimin çocukların menfaatini korumak adına protokolde yaptığı değişiklikleri (örneğin nafaka miktarının artırılmasını) eşlerden birinin kabul etmemesi.
- Hakim duruşmada boşanma kararı verdikten sonra bile, gerekçeli karar tebliğe çıktığında eşlerden birinin yasal 2 haftalık süre içinde kararı istinaf etmesi ve anlaşmadan döndüğünü beyan etmesi.
Bu durumlardan biri gerçekleştiğinde, mahkeme anlaşmalı boşanma davasını sonlandırır. Ancak davayı tamamen reddetmez; dosyayı çekişmeli boşanma davasına (TMK m. 166/1-2) çevirir. Mahkeme taraflara dilekçelerin karşılıklı verilmesi, delillerin bildirilmesi ve tanık listelerinin sunulması için yasal süreler vererek yargılamaya genel hükümlere göre devam eder. Anlaşmalı boşanma protokolü bu aşamadan sonra hukuken geçersiz kalır.
Sıkça Sorulan Sorular
Avukatsız Anlaşmalı Boşanma Nasıl Olur?
Vatandaşların mahkemelerde kendilerini avukatsız temsil etme hakkı vardır. Eşler kendi hazırladıkları dilekçe ve protokol ile adliyeye başvurarak avukatsız anlaşmalı boşanabilirler. Ancak internetten alınan basmakalıp, eksik ve hatalı protokol örnekleri gelecekte geri dönülmez hak kayıplarına (milyonlarca liralık mal paylaşımı uyuşmazlıklarına, icra edilemeyen çocuk görme günlerine) yol açmaktadır. Özellikle maddi varlıkları, gayrimenkulleri ve çocukları olan çiftlerin süreci alanında uzman bir boşanma avukatı ile yürütmesi yasal hakların korunması açısından kritiktir.
Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Geriye Dönük Hak Talep Edilebilir Mi?
Bu durum protokolün içeriğine göre değişir:
- Tazminat ve Yoksulluk Nafakası: Protokolde bu haklardan feragat edildiği yazılmışsa ve karar kesinleşmişse, sonradan kesinlikle geriye dönük tazminat veya yoksulluk nafakası davası açılamaz. Çünkü anlaşmalı boşanmada kusur araştırması yapılmamıştır ve feragat ile hak son bulmuştur.
- İştirak Nafakası ve Velayet: Çocukla ilgili hususlar kamu düzenine ilişkindir. Protokolde “iştirak nafakası istenmiyor” yazsa bile, çocuğun büyümesi, eğitim masraflarının artması veya velayeti alan ebeveynin maddi durumunun kötüleşmesi halinde sonradan iştirak nafakasının artırılması veya velayetin değiştirilmesi davası her zaman açılabilir.
- Mal Paylaşımı: Protokolde mal paylaşımına dair net bir madde yoksa ve taraflar mal rejimine ilişkin birbirlerini açıkça ibra etmemişlerse, boşanmadan sonraki 10 yıl içinde mal paylaşımı davası açılabilir.
Anlaşmalı Boşanma Davası Avukat Ücreti ve Mahkeme Masrafı Ne Kadar?
- Mahkeme Masrafları: Dava açılış harçları, baro pulu, vekalet harcı ve gider avansı dahil olmak üzere mahkeme masrafları cüzi tutarlardadır. Çevirmen veya ek tebligat gerekmedikçe bu masraflar sabit kalır.
- Avukatlık Ücreti: Türkiye Barolar Birliği tarafından her yıl yayımlanan Resmi Gazete’deki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca anlaşmalı boşanma davaları için belirlenen bir taban ücret mevcuttur. Avukatların bu taban ücretin altında hukuki yardım sunması yasal olarak yasaktır. Net ücret ise davanın kapsamına, mal paylaşımı maddelerinin karmaşıklığına ve illerin baro tavsiye ücret çizelgelerine göre avukat ile müvekkil arasında serbestçe belirlenir.
Detaylı Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneği
Aşağıdaki şablon, fikir vermesi açısından hazırlanmış genel bir taslaktır. Her evliliğin mali durumu, çocukların ihtiyaçları ve tarafların talepleri farklı olduğundan, protokolün somut olaya göre özelleştirilmesi gerekir.
ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜ
TARAFLAR:
- DAVACI: [Adı Soyadı, T.C. Kimlik No, Adres]
- DAVALI: [Adı Soyadı, T.C. Kimlik No, Adres]
PROTOKOL MADDELERİ:
1. BOŞANMA İRADESİ: Taraflar, karşılıklı olarak evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını kabul ederek, Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin 3. fıkrası uyarınca boşanma hususunda tam bir anlaşmaya varmışlardır. Eşler, mahkemece verilecek boşanma kararını karşılıklı olarak kabul ederler.
2. MÜŞTEREK ÇOCUKLARIN VELAYETİ: Evlilik birliğinden doğan müşterek çocuk [Çocuğun Adı Soyadı, T.C. Kimlik No]’nun velayeti davacı/davalı anneye/babaya verilecektir. Taraflar, çocuğun eğitimi, sağlığı ve gelişimi konusunda velayet hakkı sahibinin tam yetkili olduğunu kabul ederler.
3. KİŞİSEL İLİŞKİ KURULMASI (ŞAHSİ MÜNASEBET): Velayet hakkı kendisine bırakılmayan baba/anne ile müşterek çocuk arasında şahsi ilişki şu şekilde tesis edilecektir:
- Her ayın 1. ve 3. hafta sonu Cumartesi günü saat 10.00’dan Pazar günü saat 17.00’ye kadar yatılı olacak şekilde,
- Dini bayramların (Ramazan ve Kurban Bayramı) 2. günü saat 10.00’dan 3. günü saat 17.00’ye kadar,
- Her yıl okul yarıyıl (sömestr) tatilinin ilk günü saat 10.00’dan itibaren 1 hafta süreyle,
- Her yıl yaz tatilinde 1 Temmuz saat 10.00 ile 15 Temmuz saat 17.00 arasında çocuk velayet sahibi olmayan ebeveynin yanında kalacaktır.
4. İŞTİRAK VE YOKSULLUK NAFAKASI:
- İştirak Nafakası: Davalı/Davacı [Nafakayı Ödeyecek Kişinin Adı], müşterek çocuk [Çocuğun Adı]’nın bakım ve eğitim giderlerine destek olmak amacıyla, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren geçerli olmak üzere her ay aylık […_TL] iştirak nafakasını davacı/davalı adına açılan [Banka Adı, IBAN No] hesabına yatıracaktır. Bu nafaka miktarı her yıl ÜFE-TÜFE ortalaması oranında artırılacaktır.
- Yoksulluk Nafakası: Taraflar, boşanma sebebiyle birbirlerinden yoksulluk nafakası talep etmediklerini, bu haklarından karşılıklı olarak, gayrikabili rücu (geri dönülemez) şekilde feragat ettiklerini beyan ederler.
5. MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT: Taraflar, evlilik birliğinin sona ermesi nedeniyle birbirlerinden maddi veya manevi tazminat adı altında hiçbir meblağ talep etmediklerini, tazminat haklarından karşılıklı olarak feragat ettiklerini ve birbirlerini tamamen ibra ettiklerini beyan ederler.
6. MAL REJİMİNİN TASFİYESİ VE EV EŞYALARI:
- Tarafların evlilik birliği içinde edinilmiş mallara katılma rejimi uyarınca birbirlerinden herhangi bir katılma alacağı, değer artış payı veya katkı payı alacağı bulunmamaktadır. Her iki taraf, kendi adına kayıtlı olan taşınır ve taşınmaz malların (ev, araç vb.) münhasıran kendisinde kalacağını kabul eder.
- Evlilik konutundaki ortak ev eşyaları ve çeyiz eşyaları taraflar arasında rızaen paylaşılmış olup, tarafların birbirlerinden ev eşyası aynen iade veya nakden bedel adı altında hiçbir talebi yoktur.
7. ZIYNAT EŞYALARI (DÜĞÜN TAKILARI): Davacı kadın, evlilik konutundan ayrılırken şahsına ait tüm ziynet eşyalarını (altın, bilezik, takılar) eksiksiz olarak yanına almıştır. Tarafların birbirlerinden ziynet eşyası iadesi veya bedeli adı altında hiçbir alacak iddiası bulunmamaktadır.
8. YARGILAMA GİDERLERİ VE VEKALET ÜCRETİ: Taraflar, işbu anlaşmalı boşanma davası nedeniyle doğacak mahkeme masrafları ve harçları karşılıklı olarak yarı yarıya karşılayacaklarını, birbirlerinden vekalet ücreti talep etmeyeceklerini kabul ederler.
İşbu protokol, tarafların özgür iradeleriyle, hukuki sonuçlarını bilerek ve kabul ederek 3 (üç) nüsha olarak düzenlenmiş, imzalanmış ve Aile Mahkemesi hakimliğinin onayına sunulmuştur. [Tarih: GG/AA/YYYY]
DAVACI DAVALI (İmza) (İmza)
