Ekonomik Şiddet ve Cimrilik Nedeniyle Boşanma Davası: Şartları, Örnekleri ve Süreci
Ekonomik şiddet ve cimrilik nedeniyle boşanma davası, eşlerden birinin ekonomik gücünü diğer eş üzerinde baskı kurmak, onu kontrol etmek veya temel ihtiyaçlardan mahrum bırakmak amacıyla kullanması ya da aile giderlerine katılmaktan sürekli ve haksız biçimde kaçınması hâlinde gündeme gelebilir. Evlilik birliği içerisinde eşlerin yalnızca duygusal değil, ekonomik anlamda da birbirlerine destek olmaları beklenir.
Bir eşin aile bütçesini tamamen kendi kontrolünde tutması, diğer eşin gelir elde etmesini engellemesi, eşin maaşına veya kredi kartına el koyması, temel ihtiyaçları karşılamaması, aşırı ve kontrolsüz borçlanarak aileyi ekonomik açıdan zor durumda bırakması ya da gelirini aile yerine sürekli olarak kendi tercihleri doğrultusunda kullanması, somut olayın özelliklerine göre ekonomik şiddet veya kusurlu davranış olarak değerlendirilebilir.
Ancak her ekonomik anlaşmazlığın veya eşlerden birinin tutumlu olmasının ekonomik şiddet ya da cimrilik nedeniyle boşanma sonucunu doğuracağı söylenemez. Mahkeme; davranışın niteliğini, sürekliliğini, aile üzerindeki etkisini, tarafların ekonomik koşullarını ve evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığını birlikte değerlendirir.
İçindekiler
- Ekonomik Şiddet ve Cimrilik Boşanma Sebebi Midir?
- Ekonomik Şiddet Nedir?
- Cimrilik Ne Zaman Boşanma Sebebi Olur?
- Eşine Para Vermemek Boşanma Sebebi midir?
- Eşin Çalışmasına Engel Olmak Ekonomik Şiddet midir?
- Eşin Maaşına veya Kredi Kartına El Koymak Boşanma Sebebi Olur mu?
- Aile Bütçesini Yönetmek Ekonomik Şiddet Sayılır mı?
- Aşırı Borçlanmak Boşanma Sebebi midir?
- Kumar Oynamak Ekonomik Şiddet Nedeniyle Boşanma Sebebi Olur mu?
- Eşin Borçları Nedeniyle Eve Haciz Gelmesi Boşanma Sebebi midir?
- Eşin Kendi Ailesine Sürekli Para Vermesi Boşanma Sebebi Olur mu?
- Ekonomik Şiddet ve Cimrilik Nasıl İspatlanır?
- Ekonomik Şiddet Davasında Tanıkların Rolü Nedir?
- Ekonomik Şiddet ve Cimrilik Nedeniyle Boşanma Davasında Hangi Talepler İstenebilir?
- Ekonomik Şiddet Boşanmada Tazminat Sebebi Olur mu?
- Ekonomik Şiddet Nedeniyle Nafaka İstenebilir mi?
- Ekonomik Şiddet Nedeniyle Boşanma Davasında Velayet
- Ekonomik Şiddet ve Cimrilik Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?
- Ekonomik Şiddet ve Cimrilik Nedeniyle Boşanma Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Ekonomik Şiddet ve Cimrilik Nedeniyle Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
- Ekonomik Şiddet ve Cimrilik Nedeniyle Boşanma Davası Masrafları ve Avukatlık Ücreti
- Ekonomik Şiddet ile Normal Ekonomik Anlaşmazlık Arasındaki Fark
- Ekonomik Şiddet Nedeniyle Boşanma Davasında Hakim Neye Dikkat Eder?
- Sonuç
Ekonomik Şiddet ve Cimrilik Boşanma Sebebi Midir?
Ekonomik şiddet ve cimrilik, Türk Medeni Kanunu’nda bağımsız ve açıkça sayılmış bir boşanma sebebi değildir. Bununla birlikte ekonomik şiddet niteliğindeki davranışlar, şartları oluştuğunda TMK m. 166 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasına konu olabilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinde evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılması hâlinde eşlerden her birinin boşanma davası açabileceği düzenlenmektedir.
Bu nedenle ekonomik şiddet nedeniyle boşanma davasında asıl olarak şu soruların cevaplanması gerekir:
- Eşin ekonomik davranışı sürekli veya tekrarlanan bir nitelik taşıyor mu?
- Ailenin temel ihtiyaçları karşılanıyor mu?
- Eşlerden biri ekonomik gücünü diğer eş üzerinde baskı kurmak amacıyla kullanıyor mu?
- Eşin çalışma veya gelir elde etme özgürlüğü engelleniyor mu?
- Aile bütçesi eşin davranışları nedeniyle ciddi şekilde zarar görüyor mu?
- Ekonomik davranışlar evlilik birliğinin huzurunu ve ortak yaşamı çekilmez hâle getiriyor mu?
Bu değerlendirmelerin sonucunda ekonomik davranışların evlilik birliğini temelinden sarstığı kanaatine varılması hâlinde boşanmaya karar verilmesi mümkündür.
Ekonomik Şiddet Nedir?
Ekonomik şiddet, eşlerden birinin ekonomik kaynaklar üzerindeki gücünü diğer eş üzerinde baskı, kontrol, zorlama veya tehdit aracı olarak kullanmasıdır. Ekonomik şiddet yalnızca “eşine para vermemek” şeklinde ortaya çıkmaz. Eşin çalışma hayatına müdahale edilmesi, gelirinin kontrol edilmesi veya aile kaynaklarının diğer eş üzerinde tahakküm oluşturacak şekilde kullanılması da ekonomik şiddet kapsamında değerlendirilebilir.
Ekonomik şiddetin temelinde çoğu zaman ekonomik özgürlüğün sınırlandırılması bulunur. Bir eşin diğer eşin kendi gelirini kullanmasını engellemesi veya aile bütçesi üzerinde tek taraflı kontrol kurması, somut olayın koşullarına göre ekonomik şiddet niteliği taşıyabilir.
Örneğin;
- Çalışmak isteyen eşin çalışmasına engel olmak,
- Eşin işten ayrılması için baskı yapmak,
- Eşin maaşına veya kredi kartına el koymak,
- Eşin kendi gelirini kullanmasına izin vermemek,
- Ailenin temel ihtiyaçlarını karşılamamak,
- Geliri olmayan eşe temel ihtiyaçlarını karşılayamayacağı kadar az para vermek,
- Aile bütçesiyle ilgili bütün kararları tek başına almak,
- Ailenin gelir ve giderleri konusunda diğer eşi tamamen dışlamak,
- Eşi ekonomik olarak kendisine bağımlı hâle getirmek,
- Eşin çalıştığı işyerine giderek işinden ayrılması veya işten çıkarılması yönünde baskı oluşturmak,
- Eşin eğitim veya meslek edinme imkânlarını ekonomik nedenlerle engellemek,
ekonomik şiddet iddiasında değerlendirilebilecek davranışlar arasında yer alabilir. Kaynakta da ekonomik şiddetin, yalnızca eşin çalışıp çalışmamasıyla sınırlı olmadığı; ekonomik kaynakların diğer eş üzerinde baskı veya kontrol aracı olarak kullanılmasının da bu kapsamda değerlendirilebileceği belirtilmektedir.
Cimrilik Ne Zaman Boşanma Sebebi Olur?
Cimrilik ile ekonomik şiddet birbirine yakın olmakla birlikte her tutumlu davranışın boşanma sebebi olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Bir kişinin harcamalarını sınırlaması, tasarruf yapması veya aile bütçesini dikkatli kullanması tek başına kusurlu davranış anlamına gelmez. Ancak eşin ekonomik gücü bulunmasına rağmen aile bireylerinin temel ihtiyaçlarını karşılamaktan sürekli olarak kaçınması ve bu davranışın evlilik birliğini ciddi biçimde etkilemesi farklı değerlendirilir.
Örneğin yüksek bir gelire sahip olduğu hâlde eşinin ve çocuklarının zorunlu ihtiyaçlarını karşılamayan, aile bütçesine hiçbir şekilde katkıda bulunmayan ve kendi gelirini yalnızca kendisi için kullanan bir eşin davranışları, olayın özelliklerine göre ekonomik şiddet veya kusurlu davranış kapsamında değerlendirilebilir.
Burada önemli olan tasarruf etmek ile aileyi ekonomik olarak mağdur etmek arasındaki farktır.
Eşine Para Vermemek Boşanma Sebebi midir?
Eşin temel ihtiyaçlarını karşılamayacak şekilde ekonomik olarak tamamen yalnız bırakılması, somut olayın özelliklerine göre boşanma davasında kusur olarak değerlendirilebilir.
Özellikle eşlerden birinin geliri bulunmamasına rağmen diğer eşin ekonomik gücü olduğu hâlde evin zorunlu giderlerini karşılamaması, yiyecek, barınma, sağlık, eğitim ve benzeri temel ihtiyaçları sürekli olarak karşılıksız bırakması evlilik birliğinin temelinden sarsılması bakımından önem taşıyabilir.
Ancak değerlendirme yapılırken tarafların gerçek ekonomik koşulları dikkate alınmalıdır. Gelirin gerçekten yetersiz olması ile ekonomik gücü olduğu hâlde aile ihtiyaçlarını karşılamaktan kaçınmak aynı durum değildir.
Eşin Çalışmasına Engel Olmak Ekonomik Şiddet midir?
Eşin çalışma hayatına müdahale edilmesi ekonomik şiddet iddiasının önemli örneklerinden biridir.
Özellikle ailenin ekonomik açıdan zor durumda olduğu bir dönemde çalışmak isteyen eşin çalışmasına engel olunması, işyerinden ayrılması için baskı yapılması veya eşin mesleki faaliyetlerini sürdürmesinin sistematik şekilde engellenmesi, somut olayın koşullarına göre ekonomik şiddet kapsamında değerlendirilebilir.
Kaynakta Yargıtay uygulamasından verilen örnekler arasında maddi sıkıntılar bulunmasına rağmen eşin çalışmasına izin verilmemesi, KPSS sınavına hazırlanmasının engellenmesi ve eşin çalıştığı işyerine gidilerek işten çıkarılmasının istenmesi gibi davranışlar yer almaktadır.
Bu örnekler, ekonomik şiddetin yalnızca “para vermeme” şeklinde gerçekleşmediğini; kişinin ekonomik bağımsızlığını elde etmesine veya sürdürmesine engel olunmasının da önem taşıdığını göstermektedir.
Eşin Maaşına veya Kredi Kartına El Koymak Boşanma Sebebi Olur mu?
Eşin maaşına, banka hesabına veya kredi kartına müdahale edilmesi ve ekonomik kaynaklarını kendi iradesi dışında kullanmasının engellenmesi, olayın özelliklerine göre ekonomik şiddet olarak değerlendirilebilir.
Burada özellikle eşin ekonomik özgürlüğünün ortadan kaldırılıp kaldırılmadığı önemlidir.
Örneğin eşin maaşını tamamen kontrol eden, kendi ihtiyaçları için kullanmasına izin vermeyen ve ekonomik kaynakları bir baskı aracı hâline getiren davranışlar ile eşlerin karşılıklı rızayla aile bütçesini birlikte yönetmesi aynı hukuki durumda değildir.
Aile Bütçesini Yönetmek Ekonomik Şiddet Sayılır mı?
Evlilik içerisinde eşlerden birinin bütçeyi yönetmesi tek başına ekonomik şiddet anlamına gelmez. Eşlerin ortak kararıyla gelir ve giderlerin bir kişi tarafından takip edilmesi olağan bir aile bütçesi yönetimi olabilir.
Ancak aile bütçesi üzerindeki kontrolün diğer eşi tamamen dışlamak, temel ihtiyaçlarını karşılamamak veya ekonomik olarak bağımlı hâle getirmek amacıyla kullanılması farklı değerlendirilir.
Bu nedenle mahkeme, yalnızca “bütçeyi kim yönetiyor?” sorusuna değil, bütçenin nasıl yönetildiğine ve bu yönetimin diğer eş üzerindeki etkisine bakar.
Aşırı Borçlanmak Boşanma Sebebi midir?
Eşlerden birinin aile bütçesini ciddi şekilde etkileyen ve aileyi ekonomik açıdan zor durumda bırakan aşırı borçlanmaları, somut olayın özelliklerine göre boşanma davasında kusur olarak değerlendirilebilir.
Özellikle borçlanmanın aile bütçesini sarsacak seviyeye ulaşması, borçlar nedeniyle haciz işlemlerinin başlaması veya alacaklıların aile bireylerini rahatsız etmesi gibi sonuçların ortaya çıkması önem taşır.
Kaynakta Yargıtay uygulamasına ilişkin verilen örnekler arasında;
- Aile bütçesini sarsacak ölçüde borçlanma,
- Kumar nedeniyle borçların ödenmemesi,
- Borçlar nedeniyle eve haciz gelmesine sebep olma,
- Alacaklıların aileyi rahatsız etmesine neden olma,
- Eşten habersiz borçlanma,
- Eşi borçlanmaya zorlama
gibi davranışlar bulunmaktadır. Bu örnekler, ekonomik davranışın yalnızca eşin kendi malvarlığı üzerindeki etkisinin değil, ailenin tamamına verdiği zararın da dikkate alınabileceğini göstermektedir.
Kumar Oynamak Ekonomik Şiddet Nedeniyle Boşanma Sebebi Olur mu?
Eşlerden birinin aile bütçesini ciddi şekilde etkileyen biçimde kumar veya şans oyunlarına para harcaması, özellikle borçlanmaya ve ailenin ekonomik olarak zor durumda kalmasına neden oluyorsa boşanma davasında kusur değerlendirmesine konu olabilir.
Kaynakta eşten habersiz para ile şans oyunu oynanması ve bu davranış nedeniyle ekonomik sorunların ortaya çıkması Yargıtay uygulamasına ilişkin örnekler arasında gösterilmektedir.
Burada da yalnızca bir defalık bir harcamadan ziyade davranışın niteliği, sıklığı ve aile bütçesine etkisi önem taşır.
Eşin Borçları Nedeniyle Eve Haciz Gelmesi Boşanma Sebebi midir?
Eşin kişisel borçları nedeniyle aile yaşamının ciddi şekilde etkilenmesi, somut olayın özelliklerine göre boşanma davasında kusur değerlendirmesine alınabilir.
Özellikle borçlanmanın sürekli hâle gelmesi, aile bütçesinin bozulması ve borçlar nedeniyle eve haciz gelmesi gibi sonuçların ortaya çıkması, evlilik birliğinin temelinden sarsılması iddiası bakımından önem taşıyabilir.
Ancak her borçlanmanın otomatik olarak boşanma sebebi olduğu söylenemez. Borcun miktarı, niteliği, hangi amaçla alındığı, ailenin ekonomik durumuna etkisi ve eşin diğer davranışları birlikte değerlendirilmelidir.
Eşin Kendi Ailesine Sürekli Para Vermesi Boşanma Sebebi Olur mu?
Eşin kendi ailesine maddi destekte bulunması tek başına boşanma sebebi değildir. Ancak aile bütçesini ciddi biçimde zarara uğratacak şekilde sürekli olarak gelirini kendi ailesine aktarması ve kendi eşinin veya çocuklarının temel ihtiyaçlarını karşılamaması farklı değerlendirilebilir.
Kaynakta eşin eline geçen paraları doğrudan kendi ailesine vermesinin Yargıtay uygulamasında ekonomik davranış bakımından değerlendirilen örneklerden biri olduğu belirtilmektedir.
Bu nedenle burada da belirleyici olan yalnızca “kendi ailesine para vermek” değil, bu davranışın kendi çekirdek ailesinin ekonomik ihtiyaçlarını nasıl etkilediğidir.
Ekonomik Şiddet ve Cimrilik Nasıl İspatlanır?
Ekonomik şiddet iddiasında ispat, davanın önemli aşamalarından biridir. Davacı taraf, ileri sürdüğü ekonomik davranışları mümkün olduğunca somut delillerle ortaya koymalıdır.
Olayın niteliğine göre;
- Banka hesap hareketleri,
- Maaş ve gelir kayıtları,
- Kredi kartı hareketleri,
- Borç ve ödeme belgeleri,
- İcra ve haciz dosyaları,
- Fatura ve abonelik kayıtları,
- İşyerine ilişkin belgeler,
- Mesajlaşmalar,
- E-posta veya diğer yazışmalar,
- Tanık anlatımları,
- Hukuka uygun şekilde elde edilmiş diğer belgeler
delil olarak gündeme gelebilir. Örneğin eşin çalışmasına engel olunduğu iddia ediliyorsa bu durum tanık anlatımları, mesajlar veya iş hayatına ilişkin belgelerle desteklenebilir. Aile bütçesinin borçlar nedeniyle ciddi şekilde zarar gördüğü iddia ediliyorsa icra dosyaları ve banka kayıtları önem taşıyabilir.
Ekonomik Şiddet Davasında Tanıkların Rolü Nedir?
Tanıklar ekonomik şiddet iddiasının ispatında önemli olabilir. Özellikle eşin çalışmasına engel olunması, aile ihtiyaçlarının karşılanmaması veya ekonomik baskının aile çevresinde açık şekilde yaşanması hâlinde tanıkların anlatımları önem taşıyabilir.
Ancak tanığın bizzat gördüğü veya duyduğu olayları anlatması gerekir. Başkasından duyulan söylentilerin ispat değeri, doğrudan gözleme dayanan tanık anlatımından farklıdır.
Örneğin eşinin çalışmasını engelleyen davranışa doğrudan şahit olan bir kişinin anlatımı ile olayı yalnızca taraflardan birinden dinleyen kişinin anlatımı aynı şekilde değerlendirilmez.
Ekonomik Şiddet ve Cimrilik Nedeniyle Boşanma Davasında Hangi Talepler İstenebilir?
Ekonomik şiddet veya cimrilik nedeniyle açılan boşanma davasında, somut olayın koşullarına göre boşanmanın yanı sıra farklı hukuki talepler de gündeme gelebilir.
Bunlar arasında:
- Tedbir nafakası,
- Yoksulluk nafakası,
- İştirak nafakası,
- Velayet,
- Maddi tazminat,
- Manevi tazminat,
- Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan hak ve alacaklar
yer alabilir. Ancak bu taleplerin her dosyada otomatik olarak kabul edileceği düşünülmemelidir. Her talebin kendine özgü yasal koşulları bulunmaktadır.
Ekonomik Şiddet Boşanmada Tazminat Sebebi Olur mu?
Ekonomik şiddet niteliğindeki davranışlar, şartları oluştuğunda boşanma davasında maddi veya manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Tazminat konusunda sabit bir miktardan söz edilemez. Mahkeme; tarafların kusur durumunu, olayın ağırlığını, ekonomik ve sosyal koşulları ve diğer yasal şartları değerlendirir.
Özellikle ekonomik baskının aynı zamanda eşin kişilik haklarına yönelik bir saldırı niteliği taşıdığı durumlarda manevi tazminat gündeme gelebilir.
Ekonomik Şiddet Nedeniyle Nafaka İstenebilir mi?
Ekonomik şiddet nedeniyle boşanma davası açan eş, şartları bulunuyorsa nafaka talebinde bulunabilir. Ancak nafaka konusunda ekonomik şiddetin varlığı tek başına yeterli değildir.
Tedbir nafakası dava devam ederken, iştirak nafakası müşterek çocuğun ihtiyaçları bakımından ve yoksulluk nafakası ise boşanmanın ardından yoksulluğa düşme koşulları çerçevesinde değerlendirilir.
Kaynakta da tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası ayrı ayrı ele alınmaktadır. Özellikle yoksulluk nafakası bakımından tarafların ekonomik durumları ve kusur durumu önem taşır.
Ekonomik Şiddet Nedeniyle Boşanma Davasında Velayet
Müşterek çocukların bulunması hâlinde ekonomik şiddet iddiaları velayet değerlendirmesinden bağımsız düşünülmemelidir.
Mahkemenin temel ölçütü çocuğun üstün yararıdır. Ebeveynlerden birinin ekonomik davranışlarının çocuğun temel ihtiyaçlarının karşılanmasını engellemesi veya çocuğun yaşamını olumsuz etkilemesi, somut olayın özelliklerine göre değerlendirmeye alınabilir.
Dolayısıyla ekonomik şiddet iddiasının bulunması, tek başına velayetin otomatik olarak diğer ebeveyne verileceği anlamına gelmez.
Ekonomik Şiddet ve Cimrilik Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Dava dilekçesinde ekonomik şiddet veya cimrilik olarak nitelendirilen davranışların mümkün olduğunca açık ve somut şekilde anlatılması gerekir.
“Eşim çok cimri” şeklindeki genel bir ifade yerine;
- Hangi ihtiyaçların karşılanmadığı,
- Ekonomik baskının ne zaman başladığı,
- Ne sıklıkta tekrarlandığı,
- Ailenin ekonomik durumunun nasıl etkilendiği,
- Eşin hangi gelir kaynaklarına sahip olduğu,
- Çalışmaya yönelik hangi engellerin çıkarıldığı,
- Hangi borçların aileyi etkilediği,
- Hangi delillerin mevcut olduğu
gibi hususların açıklanması ispat açısından daha anlamlı olacaktır. Çekişmeli boşanma davasında deliller dava dilekçesiyle birlikte gösterilir. Mahkeme ön inceleme ve tahkikat aşamalarında tarafların iddialarını, savunmalarını ve delillerini değerlendirir.
Ekonomik Şiddet ve Cimrilik Nedeniyle Boşanma Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Boşanma davalarında görevli mahkeme kural olarak Aile Mahkemesidir. Davanın açılacağı yerde aile mahkemesi bulunmuyorsa, dava Asliye Hukuk Mahkemesinde aile mahkemesi sıfatıyla görülebilir.
Yetkili mahkeme bakımından ise eşlerden birinin yerleşim yeri veya dava açılmadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi esas alınabilir.
Bu nedenle dava açılmadan önce hem görev hem de yetki bakımından somut durumun değerlendirilmesi gerekir.
Ekonomik Şiddet ve Cimrilik Nedeniyle Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
Kaynakta ekonomik şiddet ve cimrilik nedeniyle boşanma davalarının yaklaşık 1 ila 1,5 yıl sürebileceği ve ortalama 6 celse görülebileceği belirtilmektedir.
Bununla birlikte bu süreler kesin değildir. Mahkemenin iş yükü, tarafların delilleri, tanık sayısı, ekonomik kayıtların incelenmesi, icra veya banka kayıtlarının dosyaya getirtilmesi ve diğer yargılama işlemleri davanın süresini etkileyebilir.
Özellikle ekonomik şiddet iddiasının çok sayıda belgeyle ispatlanmaya çalışıldığı dosyalarda delillerin toplanması yargılamanın süresini etkileyebilir.
Ekonomik Şiddet ve Cimrilik Nedeniyle Boşanma Davası Masrafları ve Avukatlık Ücreti
Boşanma davasında mahkeme harçları, gider avansı, tebligat ve diğer yargılama giderleri ortaya çıkabilir. Avukatla temsil hâlinde ayrıca avukatlık ücreti de söz konusu olur.
Kaynak metinde 2024 yılı için dava masrafları ve avukatlık ücretlerine ilişkin belirli rakamlar verilmiş olmakla birlikte, bu rakamların güncel olarak kullanılabilmesi için dava tarihindeki yürürlükte bulunan tarifelerin esas alınması gerekir.
Bu nedenle ekonomik şiddet ve cimrilik nedeniyle boşanma davası açmadan önce güncel yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin ayrıca öğrenilmesi gerekir.
Ekonomik Şiddet ile Normal Ekonomik Anlaşmazlık Arasındaki Fark
Evlilik içerisinde eşlerin para konusunda zaman zaman anlaşmazlık yaşaması tek başına ekonomik şiddet anlamına gelmez.
Örneğin eşlerin bir harcama konusunda anlaşamaması, bütçeyi kısmak istemesi veya belirli bir tasarruf planı oluşturması normal bir aile içi ekonomik anlaşmazlık olabilir.
Buna karşılık ekonomik gücün sürekli olarak diğer eşi kontrol etmek için kullanılması, temel ihtiyaçların karşılanmaması, eşin gelir elde etmesinin engellenmesi veya aile bütçesinin bilinçli şekilde zarara uğratılması farklı bir hukuki değerlendirmeyi gerektirebilir.
Bu nedenle boşanma davasında davranışın niteliği kadar amacı, sürekliliği ve evlilik birliği üzerindeki etkisi de önemlidir.
Ekonomik Şiddet Nedeniyle Boşanma Davasında Hakim Neye Dikkat Eder?
Mahkeme, ekonomik şiddet iddiasını değerlendirirken tarafların ekonomik durumunu ve evlilik içerisindeki davranışlarını birlikte ele alır.
Özellikle;
- Eşlerin gelir düzeyi,
- Ailenin toplam ekonomik durumu,
- Temel ihtiyaçların karşılanıp karşılanmadığı,
- Borçların niteliği ve miktarı,
- Harcamaların aile bütçesine etkisi,
- Çalışma özgürlüğüne müdahale edilip edilmediği,
- Ekonomik baskının sürekliliği,
- Tarafların diğer kusurlu davranışları,
- Deliller ve tanık anlatımları
değerlendirmeye konu olabilir. Sonuç olarak ekonomik şiddet iddiasında yalnızca “eşim bana para vermedi” demek yerine, bu davranışın evlilik hayatında nasıl bir sonuç doğurduğunun ortaya konulması önemlidir.
Sonuç
Ekonomik şiddet ve cimrilik nedeniyle boşanma, eşlerden birinin ekonomik gücünü diğer eş üzerinde baskı ve kontrol aracı olarak kullanması veya aileye karşı ekonomik yükümlülüklerini sürekli ve ciddi biçimde yerine getirmemesi sonucunda evlilik birliğinin temelinden sarsılması hâlinde gündeme gelebilir.
Eşin çalışmasına engel olmak, gelirini kontrol etmek, maaşına veya kredi kartına el koymak, ailenin temel ihtiyaçlarını karşılamamak, aşırı borçlanarak aileyi ekonomik açıdan zor durumda bırakmak, kumar veya şans oyunları nedeniyle aile bütçesini tüketmek ve eşin ekonomik özgürlüğünü sınırlandırmak, somut olayın özelliklerine göre ekonomik şiddet kapsamında değerlendirilebilir.
Bununla birlikte her cimrilik, borçlanma veya aile içi ekonomik anlaşmazlık boşanma sebebi değildir. Mahkeme; davranışların sürekliliğini, ağırlığını, aile bütçesine etkisini, tarafların ekonomik koşullarını, kusur durumunu ve evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığını birlikte değerlendirir.
Bu nedenle ekonomik şiddet ve cimrilik nedeniyle boşanma davasında olayların doğru şekilde ortaya konulması, ekonomik kayıtların ve diğer delillerin hukuka uygun biçimde sunulması ve dava stratejisinin somut olaya göre belirlenmesi önem taşır.
