Nafaka, aile hukukundan doğan ve mahkeme kararıyla belirlenen önemli bir yükümlülükür. Boşanma davası devam ederken ya da boşanma kararından sonra taraflardan birinin veya müşterek çocuğun ekonomik olarak korunması amacıyla nafakaya hükmedilebilir. Mahkeme tarafından verilen nafaka kararına rağmen nafaka borçlusunun bu ödemeyi yapmaması halinde ise nafaka yükümlülüğünün ihlali gündeme gelir.
Nafaka yükümlülüğünün ihlali, uygulamada en çok “nafaka ödenmezse ne olur?”, “nafaka borcu ödenmezse hapis cezası var mı?” ve “nafaka ödememenin cezası nedir?” sorularıyla araştırılmaktadır. Türk hukukunda bu durum, İcra ve İflas Kanunu kapsamında özel olarak düzenlenmiştir. Nafaka borcunu ödenmeyen kişi hakkında, şartların oluşması halinde üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir.
Bu yazıda nafaka yükümlülüğünün ihlali suçu, nafaka ödememenin cezası, şikâyet süresi, görevli ve yetkili mahkeme, nafaka borcunun ödenmesi halinde ne olacağı ve uygulamada dikkat edilmesi gereken noktalar ele alınmaktadır.
İçindekiler
- Nafaka Nedir?
- Nafaka Yükümlülüğünün İhlali Nedir?
- Nafaka Yükümlülüğünün İhlali Suçunun Şartları
- Nafaka Ödenmezse Ne Olur?
- Nafaka Ödememenin Cezası Nedir?
- Birikmiş Nafaka Borcu İçin Tazyik Hapsi Verilir mi?
- Nafaka Yükümlülüğünün İhlalinde Şikâyet Süresi
- Nafaka Yükümlülüğünün İhlalinde Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Nafaka Borcu Ödenirse Tazyik Hapsi Kalkar mı?
- Nafakanın Kaldırılması veya Azaltılması Davası Tazyik Hapsini Etkiler mi?
- Nafaka Alacaklısı Ne Yapmalıdır?
- Nafaka Borçlusu Ne Yapmalıdır?
- Nafaka Yükümlülüğünün İhlali Davasında Hukuki Destek Neden Önemlidir?
- Sonuç
Nafaka Nedir?
Nafaka, mahkeme kararıyla bir kişinin geçimini sağlamak veya ekonomik dengesini korumak amacıyla başka bir kişiye ödemekle yükümlü olduğu parasal katkıdır. Genellikle boşanma davalarıyla birlikte gündeme gelse de nafaka yalnızca boşanmış eşe ödenen bir para değildir. Çocukların bakımı, eşin dava süresindeki geçimi veya boşanma sonrası yoksulluğa düşecek tarafın korunması amacıyla farklı nafaka türlerine hükmedilebilir.
Türk hukukunda en sık karşılaşılan nafaka türleri şunlardır:
- Tedbir nafakası
- Yoksulluk nafakası
- İştirak nafakası
- Yardım nafakası
Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası devam ederken eşlerden biri ya da çocuk lehine hükmedilen geçici nitelikteki nafakadır. Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek taraf lehine hükmedilir. İştirak nafakası ise velayeti kendisine verilmeyen eşin, müşterek çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılması amacıyla ödemekle yükümlü olduğu nafaka türüdür.
Nafakanın türü ne olursa olsun, mahkeme tarafından verilen nafaka kararının yerine getirilmemesi halinde belirli şartlarla nafaka yükümlülüğünün ihlali şikâyeti yapılabilir.
Nafaka Yükümlülüğünün İhlali Nedir?
Nafaka yükümlülüğünün ihlali, mahkeme tarafından nafaka ödemesine karar verilen kişinin, bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi anlamına gelir. Ancak burada dikkat edilmedi gereken önemli bir nokta vardır: Nafaka borcunun ödenmemesi tek başına her durumda tazyik hapsi sonucunu doğurmaz. Nafaka alacağının icra takibine konu edilmesi, ödeme veya icra emrinin borçluya tebliğ edilmesi ve buna rağmen cari nafaka borcunun ödenmemesi gerekir.
Başka bir ifadeyle, nafaka alacaklısı mahkeme kararına dayanarak icra takibi başlatmalı; nafaka borçlusu da bu takibe rağmen aylık nafaka borcunu ödememelidir. Bu şartlar oluştuğunda nafaka alacaklısı, icra ceza mahkemesine başvurarak borçlu hakkında tazyik hapsi talebinde bulunabilir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesine göre nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir. Hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra nafaka borcu ödenirse borçlu tahliye edilir.
Nafaka Yükümlülüğünün İhlali Suçunun Şartları
Nafaka yükümlülüğünün ihlali nedeniyle borçlu hakkında tazyik hapsi kararı verilebilmesi için bazı şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar oluşmadan yapılan şikâyetlerde, borçlu hakkında ceza verilmesi mümkün olmayabilir.
Nafaka yükümlülüğünün ihlali suçunun oluşabilmesi için öncelikle mahkeme tarafından verilmiş bir nafaka kararı bulunmalıdır. Bu karar, boşanma davası sonunda verilen kesin hüküm olabileceği gibi dava devam ederken verilen ara karar da olabilir. Tedbir, iştirak, yoksulluk veya yardım nafakasına ilişkin mahkeme kararları bu kapsamda değerlendirilebilir.
İkinci olarak, nafaka alacaklısı tarafından mahkeme kararına dayanılarak icra takibi başlatılmış olmalıdır. Sadece mahkeme kararı bulunması yeterli değildir. Nafaka kararının icraya konulması ve borçluya ödeme ya da icra emrinin tebliğ edilmesi gerekir. Tebliğ işlemi, suçta ve cezada şahsilik ilkesi gereği doğrudan nafaka borçlusuna yapılmalıdır.
Üçüncü olarak, ödeme veya icra emrinin tebliğinden sonra en az bir aylık cari nafaka borcunun ödenmemiş olması gerekir. Burada önemli olan birikmiş nafaka alacakları değil, devam eden aylara ilişkin cari nafaka borcudur. Uygulamada bu ayrım oldukça önemlidir. Çünkü geçmiş döneme ait birikmiş nafaka alacakları için genel icra yollarına başvurulabilir; ancak nafaka yükümlülüğünün ihlali şikâyetinde cari nafaka borcu dikkate alınır.
Son olarak, borçlunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle açtığı bir dava varsa, mahkeme bu durumu değerlendirebilir. İleri sürülen sebeplere göre tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonucuna bırakılabilir.
Nafaka Ödenmezse Ne Olur?
Nafaka ödenmezse, nafaka alacaklısı öncelikle mahkeme kararına dayanarak icra takibi başlatabilir. Bu takip sonucunda borçluya ödeme veya icra emri gönderilir. Borçlu, kendisine yapılan tebliğe rağmen nafaka borcunu ödemezse, şartların oluşması halinde icra ceza mahkemesine şikâyet yoluna gidilebilir.
Nafaka borcunun ödenmemesi halinde borçlu hakkında doğrudan klasik anlamda bir hapis cezası verilmez. Burada uygulanan yaptırım, tazyik hapsidir. Tazyik hapsinin amacı borçluyu cezalandırmaktan çok, mahkeme kararına uymaya ve nafaka borcunu ödemeye zorlamaktır.
Borçlu, hakkında tazyik hapsi kararı verildikten sonra nafaka borcunu öderse tahliye edilir. Bu yönüyle nafaka ödenme nedeniyle verilen tazyik hapsi, ceza hukuku anlamındaki hapis cezasından farklıdır. Ayrıca tazyik hapsi adli para cezasına çevrilemez, ertelenemez ve seçenek yaptırımlara konu edilemez.
Nafaka Ödememenin Cezası Nedir?
Nafaka ödememenin cezası, İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi kapsamında üç aya kadar tazyik hapsidir. Mahkeme, nafaka borcunun ödenmediğini ve gerekli şartların oluştuğunu tespit ederse borçlu hakkında tazyik hapsi kararı verebilir.
Tazyik hapsi, borçlunun nafaka borcunu ödemeye zorlanması amacıyla uygulanan bir yaptırımdır. Borçlu, hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra nafaka borcunu yerine getirirse tahliye edilir. Dolayısıyla burada amaç, nafaka alacaklısının alacağına kavuşmasını sağlamaktır.
Nafaka yükümlülüğünün ihlali nedeniyle verilen tazyik hapsinin bazı önemli özellikleri vardır. Bu yaptırım adli sicile işlemez, para cezasına çevrilmez, ertelenemez ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi ceza hukuku kurumlarına konu olmaz. Borcun ödenmesi veya şikâyetten vazgeçilmesi halinde ise tazyik hapsi düşebilir.
Birikmiş Nafaka Borcu İçin Tazyik Hapsi Verilir mi?
Nafaka yükümlülüğünün ihlali konusunda en çok karıştırılan konulardan biri birikmiş nafaka borçlarıdır. Birikmiş nafaka alacakları, geçmiş aylara ilişkin ödenmemiş nafaka tutarlarını ifade eder. Bu alacaklar icra takibi yoluyla tahsil edilebilir. Ancak her birikmiş nafaka borcu otomatik olarak tazyik hapsi sonucunu doğurmaz.
Tazyik hapsi için önemli olan, icra takibinin ardından borçluya ödeme veya icra emrinin tebliğ edilmesi ve tebliğden sonra işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun ödenmemiş olmasıdır. Sadece geçmiş döneme ait birikmiş nafaka borçları için nafaka yükümlülüğünün ihlali şikâyeti yapılması halinde suçun unsurları oluşmayabilir.
Bu nedenle nafaka alacaklılarının şikâyet yoluna başvururken hangi aylara ilişkin nafakanın ödenmediğini doğru belirlemesi gerekir. Aksi halde hak kaybı yaşanabilir.
Nafaka Yükümlülüğünün İhlalinde Şikâyet Süresi
Nafaka yükümlülüğünün ihlali şikâyete bağlıdır. Yani mahkeme veya savcılık kendiliğinden harekete geçmez. Nafaka alacaklısı, icra takibinin yapıldığı yerdeki icra ceza mahkemesine başvurarak şikâyette bulunmalıdır.
İcra ve İflas Kanunu’nun 347. maddesine göre şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Bu nedenle nafaka alacaklısının sürelere dikkat etmesi gerekir. Uygulamada en fazla üç aylık cari nafaka borcu bakımından şikâyet yoluna başvurulması gerektiği kabul edilmektedir.
Şikâyet süresi kaçırılırsa, borçlu hakkında tazyik hapsi talep etmek mümkün olmayabilir. Bu nedenle nafakanın düzenli ödenmemesi halinde hukuki sürecin geciktirilmeden başlatılması önemlidir.
Nafaka Yükümlülüğünün İhlalinde Görevli ve Yetkili Mahkeme
Nafaka yükümlülüğünün ihlali şikâyetinde görevli mahkeme icra ceza mahkemesidir. Nafaka alacaklısı, icra takibinin yapıldığı yerdeki icra ceza mahkemesine başvurarak şikâyet dilekçesi sunabilir.
Yetkili mahkeme ise icra takibinin başlatıldığı yer mahkemesidir. Örneğin nafaka alacağı Kocaeli’de icra takibine konu edilmişse, nafaka yükümlülüğünün ihlali şikâyeti Kocaeli’deki görevli icra ceza mahkemesine yapılır. Bu husus İcra ve İflas Kanunu’nda açıkça düzenlenmiştir.
Cumhuriyet savcılığına başvurarak kamu davası açılmasını istemek bu süreç bakımından doğru yol değildir. Nafaka yükümlülüğünün ihlali, icra ceza mahkemesine yapılan şikâyet yoluyla takip edilir.
Nafaka Borcu Ödenirse Tazyik Hapsi Kalkar mı?
Nafaka borçlusu, hakkında tazyik hapsi kararı verildikten sonra borcunu öderse hapsin uygulanmasına devam edilmez. Eğer borçlu cezaevine girmişse, nafaka borcunun ödenmesi halinde tahliye edilir. This durum, tazyik hapsinin amacının borçluyu ödeme yapmaya zorlamak olduğunu gösterir.
Aynı şekilde nafaka alacaklısı şikâyetinden vazgeçerse de yargılama süreci veya verilmiş olan tazyik hapsi kararı bakımından düşme sonucu doğabilir. Ancak her somut olayda dosya durumu, borcun kapsamı, şikâyet edilen aylar ve ödeme belgeleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Nafaka ödemelerinin ispat edilebilir şekilde yapılması önemlidir. Elden yapılan ödemeler daha sonra ispat sorunu doğurabilir. Bu nedenle nafaka ödemelerinin banka, PTT veya icra dosyası üzerinden yapılması taraflar açısından daha güvenli bir yöntemdir.
Nafakanın Kaldırılması veya Azaltılması Davası Tazyik Hapsini Etkiler mi?
Nafaka borçlusu, ekonomik durumunun değiştiğini veya nafaka miktarının mevcut koşullara göre fazla olduğunu düşünüyorsa nafakanın azaltılması ya da kaldırılması için dava açabilir. Ancak bu dava açılmış olsa bile, mevcut nafaka kararı kendiliğinden ortadan kalkmaz. Mahkeme yeni bir karar verene kadar mevcut nafaka yükümlülüğü devam eder.
İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesinde, borçlunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açması halinde, ileri sürdüğü sebepler dikkate alınarak tazyik hapsinin uygulanmasının bu davanın sonuna bırakılabileceği düzenlenmiştir.
Bu nedenle nafaka borçlusunun “dava açtım” diyerek kendiliğinden nafaka ödemeyi bırakması doğru değildir. Nafaka borcu, mahkeme tarafından kaldırılmadığı veya azaltılmadığı sürece mevcut karar doğrultusunda ödenmeye devam etmelidir.
Nafaka Alacaklısı Ne Yapmalıdır?
Nafaka alacaklısı, mahkeme kararına rağmen nafaka ödenmiyorsa süreci dikkatli ve zamanında yürütmelidir. İlk adım, nafaka kararına dayanarak icra takibi başlatılmasıdır. Takip başlatıldıktan sonra ödeme veya icra emrinin borçluya tebliğ edilmesi gerekir.
Tebliğden sonra borçlu cari nafaka borcunu ödemezse, icra ceza mahkemesinde nafaka yükümlülüğünün ihlali nedeniyle şikâyet yoluna gidilebilir. Bu aşamada şikâyet süresi, ödenmeyen aylar ve dosya belgeleri büyük önem taşır.
Nafaka alacaklısının dikkat etmesi gereken başlıca noktalar şunlardır:
- Mahkemece verilmiş nafaka kararı bulunmalıdır.
- Nafaka kararı icra takibine konu edilmelidir.
- Ödeme veya icra emri borçluya tebliğ edilmiş olmalıdır.
- Tebliğden sonra cari nafaka borcu ödenmemiş olmalıdır.
- Şikâyet süresi kaçırılmamalıdır.
- Başvuru icra takibinin yapıldığı yerdeki icra ceza mahkemesine yapılmalıdır.
Bu şartların eksiksiz değerlendirilmesi, başvurunun doğru şekilde yapılması açısından önemlidir.
Nafaka Borçlusu Ne Yapmalıdır?
Nafaka borçlusu, mahkeme tarafından hükmedilen nafaka borcunu düzenli olarak ödemekle yükümlüdür. Ekonomik durumunda değişiklik meydana gelmiş olması, işsiz kalması veya gelirinin azalması, nafaka kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Böyle bir durumda borçlunun nafakanın azaltılması veya kaldırılması için ilgili aile mahkemesinde dava açması gerekir.
Ancak dava açılması, mevcut nafaka borcunu otomatik olarak durdurmaz. Mahkeme yeni bir karar verene kadar nafaka borcu devam eder. Bu nedenle borçlunun ödeme yapmaması, icra takibi ve ardından nafaka yükümlülüğünün ihlali şikâyetiyle karşılaşmasına neden olabilir.
Borçlu ödeme yaptıysa bunu mutlaka belgeleyebilmelidir. Banka dekontu, PTT makbuzu veya icra dosyasına yapılan ödeme kaydı ispat açısından önemlidir.
Nafaka Yükümlülüğünün İhlali Davasında Hukuki Destek Neden Önemlidir?
Nafaka yükümlülüğünün ihlali, teknik şartları olan bir icra ceza sürecidir. Her nafaka borcu için otomatik olarak tazyik hapsi kararı verilmez. Mahkeme kararı, icra takibi, tebligat, cari nafaka borcu, şikâyet süresi ve varsa nafakanın kaldırılması ya da azaltılması davası birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle hem nafaka alacaklısı hem de nafaka borçlusu açısından sürecin doğru yürütülmesi önemlidir. Yanlış veya eksik başvuru yapılması, şikâyet hakkının düşmesine ya da talebin reddedilmesine neden olabilir. Aynı şekilde borçlunun ödeme yaptığı halde bunu ispatlayamaması da ciddi hak kayıplarına yol açabilir.
Av. Didem Tayyipoğlu İspir, nafaka alacaklarının tahsili, nafaka yükümlülüğünün ihlali şikâyeti, icra ceza süreci, nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması gibi aile hukuku ve icra hukuku bağlantılı konularda hukuki destek sunmaktadır.
Nafaka yükümlülüğünün ihlali, mahkeme kararıyla belirlenen nafaka borcunun icra takibine rağmen ödenmemesi halinde gündeme gelen önemli bir hukuki süreçtir. Şartların oluşması durumunda nafaka borçlusu hakkında İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca üç aya kadar tazyik hapsi kararı verilebilir.
Ancak bu sürecin doğru işletilebilmesi için mahkeme kararı, icra takibi, ödeme veya icra emrinin tebliği, cari nafaka borcunun ödenmemesi ve şikâyet süresi gibi unsurlar dikkatle değerlendirilmelidir. Nafaka alacaklısı açısından hak kaybı yaşamamak, nafaka borçlusu açısından ise hukuki sonuçları doğru yönetebilmek için uzman desteği almak önem taşır.
Nafaka ödenmemesi, nafaka yükümlülüğünün ihlali suçu, tazyik hapsi, icra ceza mahkemesi başvurusu ve nafaka alacaklarının tahsili konusunda profesyonel hukuki destek almak, sürecin daha sağlıklı ve güvenli ilerlemesini sağlar.
NAFAKA YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN İHLALİ NEDENİYLE ŞİKÂYET DİLEKÇESİ
KOCAELİ NÖBETÇİ İCRA CEZA MAHKEMESİ’NE
MÜŞTEKİ:
Ad Soyad
T.C. Kimlik No: …
Adres: …
VEKİLİ:
Av. Didem Tayyipoğlu İspir
Adres: …
SANIK:
Ad Soyad
T.C. Kimlik No: …
Adres: …
KONU:
Sanığın, mahkeme kararıyla hükmedilen nafaka borcunu ödememesi nedeniyle İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılması talebimizden ibarettir.
AÇIKLAMALAR
Müvekkil ile sanık arasında görülen boşanma/nafaka davası sonucunda, … Aile Mahkemesi’nin …/… Esas ve …/… Karar sayılı dosyası ile müvekkil/müşterek çocuk lehine aylık … TL nafakaya hükmedilmiştir.
Mahkeme kararına rağmen sanık, üzerine düşen nafaka ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Nafaka alacağının tahsili amacıyla sanık aleyhine … İcra Müdürlüğü’nün …/… Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmıştır. Söz konusu icra dosyasında ödeme/icra emri sanığa …/…/… tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Sanık, icra emrinin tebliğine rağmen mahkemece hükmedilen nafaka borcunu ödememiştir. Sanığın ödeme yapmaması nedeniyle müvekkil, nafaka alacağından mahrum kalmış; özellikle aylık olarak ödenmesi gereken cari nafaka borcunun yerine getirilmemesi sebebiyle mağduriyet yaşamıştır.
Nafaka, aile hukukundan doğan ve mahkeme kararıyla belirlenen kişisel nitelikte bir borçtur. Mahkemece hükmedilen nafakanın ödenmemesi halinde, nafaka alacaklısının başvurusu üzerine borçlu hakkında İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi gereğince tazyik hapsi uygulanması mümkündür.
İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesinde açıkça;
“Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.”
hükmü yer almaktadır.
Somut olayda sanık hakkında nafakaya ilişkin mahkeme kararı bulunmaktadır. Bu karar icra takibine konu edilmiş, ödeme/icra emri sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş ve tebliğden sonra sanık tarafından cari nafaka borcu ödenmemiştir. Bu nedenle nafaka yükümlülüğünün ihlali suçu oluşmuştur.
Sanık, … ayı/ayları cari nafaka borcunu ödememiştir. İşbu şikâyet, süresi içerisinde ve yetkili mahkemeniz nezdinde yapılmaktadır. Sayın Mahkemenizce icra dosyası celp edildiğinde; nafaka kararının bulunduğu, takip başlatıldığı, ödeme/icra emrinin sanığa tebliğ edildiği ve sanığın nafaka borcunu ödemediği açıkça görülecektir.
Bu nedenlerle, nafaka yükümlülüğünü yerine getirmeyen sanığın İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmesini talep etme zorunluluğu doğmuştur.
HUKUKİ NEDENLER
İcra ve İflas Kanunu madde 344, 346, 347, 348 ve ilgili sair mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER
- … Aile Mahkemesi’nin …/… Esas ve …/… Karar sayılı dosyası
- … İcra Müdürlüğü’nün …/… Esas sayılı icra takip dosyası
- Ödeme/icra emri tebliğ mazbatası
- Nafaka borcunun ödenmediğini gösterir icra dosyası kayıtları
- Nüfus kayıt örneği
- Tanık beyanları
- Bilirkişi incelemesi
- Her türlü yasal delil
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
- Sanık hakkında … İcra Müdürlüğü’nün …/… Esas sayılı dosyasının celbine,
- Sanığın, mahkemece hükmedilen nafaka borcunu ödememesi nedeniyle İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına,
- Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin sanık üzerinde bırakılmasına,
karar verilmesini vekâleten saygıyla arz ve talep ederiz.
Tarih: …/…/…
Müşteki Vekili
Av. Didem Tayyipoğlu İspir
EKLER
- Vekâletname örneği
- Mahkeme ilamı/ara karar örneği
- İcra takip dosyası örneği
- Ödeme/icra emri tebliğ mazbatası
- Nafaka borcunun ödenmediğini gösterir dosya kayıtları
