AYM Süresiz Nafaka Kararı ve Hukuki Sonuçları

Süresiz Nafaka Kaldırıldı

Türkiye’de aile hukuku ve boşanma davalarının en çok tartışılan, kamuoyunda uzun yıllardır geniş yankı bulan konularından biri olan “süresiz nafaka” uygulaması hakkında tarihi bir dönüm noktasına gelinmiştir. Anayasa Mahkemesi (AYM), 4 Haziran 2026 tarihli Genel Kurul gündeminde, Türk Medeni Kanunu’nda yer alan yoksulluk nafakasının “süresiz” olarak bağlanabilmesine imkan tanıyan yasal düzenlemeyi oy çokluğuyla iptal etmiştir.

Yüksek Mahkeme’nin bu hamlesi, boşanma davalarının mali sonuçlarını, yoksulluk nafakası taleplerini ve süregelen nafaka dosyalarını kökten değiştirecek niteliktedir. Bu hukuki inceleme yazımızda, AYM nafaka iptal kararı, yoksulluk nafakası şartları, iptal hükmünün yürürlük süresi ve boşanma aşamasındaki tarafları nelerin beklediği uzman avukat gözüyle ele alınmıştır.

AYM Süresiz Nafaka İptal Kararı Nedir? Süreç Nasıl Gelişti?

Kamuoyunun gündemini meşgul eden süreç, Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin 2025 yılında baktığı bir boşanma davasında, yoksulluk nafakasının ucu açık bir şekilde süresiz olarak verilmesinin anayasal ilkelere aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne somut norm denetimi (itiraz) başvurusu yapmasıyla başladı.

Antalya 12. Aile Mahkemesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 175. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “…süresiz olarak…” ibaresinin iptal edilmesini talep etti. AYM Genel Kurulu, 04.06.2026 tarihinde yaptığı toplantıda bu itirazı haklı bularak ilgili ibarenin oy çokluğuyla iptaline hükmetti.

Geçmişteki AYM Kararlarından Farkı Nedir?

Anayasa Mahkesi önüne benzer bir iptal istemi daha önce 2012 yılında Kestel Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından getirilmişti. Ancak Yüksek Mahkeme o dönem, süresiz nafakanın “sosyal hukuk devleti” ilkesinin bir gereği olduğunu, boşanan ve yoksulluğa düşen eşi (genellikle kadınları) koruduğunu belirterek iptal istemini reddetmişti. 2026 yılına gelindiğinde ise AYM, değişen toplumsal dinamikleri, taraflar arasındaki hakkaniyet dengesini ve nafaka yükümlüsünün (genellikle erkeklerin) üzerindeki ömür boyu süren sosyo-ekonomik baskıyı gözeterek içtihat değişikliğine gitmiş ve hükmü iptal etmiştir.

İptal Edilen TMK 175. Madde Mevcut Düzenlemede Ne İçeriyordu?

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına konu olan ve yürürlükten kalkacak olan Türk Medeni Kanunu’nun “Yoksulluk Nafakası” başlıklı 175. maddesi şu şekildedir:

“Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.”

Bu madde uyarınca, aile mahkemesi hakimleri boşanma neticesinde yoksulluğa düşecek olan eş lehine, karşı tarafın mali gücü oranında bir aylık ödemeye hükmediyordu. Kanundaki “süresiz olarak” ibaresi nedeniyle bu ödeme yükümlülüğü; nafaka alan taraf evlenmedikçe, taraflardan biri ölmedikçe veya nafaka alanın yoksulluğu tamamen ortadan kalkıp haysiyetsiz hayat sürmediği müddetçe ömür boyu devam etmekteydi. AYM’nin iptal ettiği tam olarak bu ucu açıklık durumudur.

AYM Nafaka İptal Kararı Ne Zaman Yürürlüğe Girecek?

Anayasa Mahkemesi, kanun boşluğu doğmaması ve yasama organı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) yeni bir yasal düzenleme, süre sınırı veya kademeli nafaka sistemi hazırlayabilmesi adına iptal hükmünün derhal yürürlüğe girmemesine karar vermiştir.

  • 9 Aylık Süre: AYM kararına göre, iptal hükmü gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe girecektir.
  • Yasal Boşluğun Doldurulması: Bu 9 aylık süreçte TBMM’nin aile hukuku komisyonları, yoksulluk nafakasına adil bir üst sınır (örneğin evlilik süresine göre 2 yıl, 5 yıl veya kademeli süre sınırları) getiren yeni bir yasa tasarısını yasalaştırmak durumundadır.

İptal Kararı Sonrası Boşanma Davaları ve Mevcut Nafakalar Nasıl Etkilenir?

AYM’nin süresiz nafaka düzenlemesini iptal etmesi, hukuk dünyasında “Bundan sonra nafaka tamamen kalktı mı?” sorusunu doğursa da durum tam olarak öyle değildir. Kararın pratik yansımaları şu şekildedir:

1. Devam Eden Boşanma Davalarında Nafaka

Gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımlanması ve 9 aylık sürenin dolmasına kadar geçecek süreçte aile mahkemeleri mevcut TMK 175 mevzuatını uygulamaya devam edebilir. Ancak yeni yasal düzenleme yürürlüğe girdiğinde, artık mahkemeler “süresiz yoksulluk nafakası” kararı veremeyecektir. Bunun yerine, meclisin getireceği süre sınırları (örneğin evlilik süresi kadar nafaka veya evlilik yılına göre belirlenen kademeli süreler) dikkate alınacaktır.

2. Halihazırda Ödenen Eski Nafakalar Dönemi Kapanıyor Mu?

Anayasa Mahkemesi kararları kural olarak geriye yürümez. Bu nedenle geçmişte kesinleşmiş boşanma davalarıyla bağlanan süresiz nafakalar doğrudan kendiliğinden ortadan kalkmayacaktır. Ancak yeni kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte, nafaka ödeyen yükümlüler, yeni yasal süre sınırlarını ve AYM’nin iptal gerekçesini hukuki dayanak göstererek aile mahkemelerinde “Nafakanın Kaldırılması (İptali) Davası” veya “Nafakanın Azaltılması Davası” açma hakkına sahip olabileceklerdir.

3. İştirak Nafakası (Çocuk Nafakası) Karardan Etkilenir Mi?

Hayır. İptal edilen düzenleme yalnızca eşlerin birbirine ödediği “yoksulluk nafakası” ile ilgilidir. Müşterek çocukların bakımı, eğitimi ve sağlığı için velayeti almayan ebeveyn tarafından ödenen iştirak nafakası kamu düzenine ilişkindir ve ucu açıktır. Çocuklar ergin olana (veya eğitimleri devam edene) kadar iştirak nafakası yükümlülüğü süresiz mantığıyla aynen devam edecektir.

Süresiz Nafakanın İptaline Gelen Tepkiler ve Hakkaniyet Dengesi

AYM’nin süresiz nafakayı kaldırma kararı toplumda ve hukukçular arasında iki farklı kutup oluşturmuştur:

  • Kadın Hakları Dernekleri ve Tepkiler: Türkiye’de kadınların istihdama katılım oranının düşüklüğü, ev içi emeğin ekonomik karşılığının olmaması ve boşanma sonrası kadınların ciddi bir ekonomik darboğaza itilmesi gerekçesiyle karara büyük tepki gösterilmektedir. Süresiz nafakanın kalkmasının, özellikle uzun yıllar evli kalmış ve çalışmayan kadınları mağdur edeceği savunulmaktadır.
  • Nafaka Mağdurları ve Destekleyenler: Çok kısa süren (örneğin birkaç ay veya 1 yıl süren) evliliklerin ardından ömür boyu nafaka ödemek zorunda kalan nafaka yükümlüleri ise kararı memnuniyetle karşılamaktadır. Ömür boyu nafaka ödeme zorunluluğunun kişilerin yeniden aile kurmasını ve ekonomik özgürlüğünü engellediği, adalet duygusunu zedelediği belirtilmektedir.

Avukat Notu: Yeni Dönemde Hak Kaybı Yaşamamaktır İçin Ne Yapılmalı?

Anayasa Mahkemesi’nin bu tarihi kararı, aile hukuku pratiklerini baştan aşağı değiştirecektir. 9 aylık geçiş sürecinde ve sonrasında açılacak boşanma davalarında hak kayıpları yaşamamak adına tarafların stratejik adımlar atması gerekir:

  • Anlaşmalı Boşanma Protokollerinin Önemi: Yeni dönemde taraflar, ucu açık nafaka süreçleriyle karşılaşmamak adına anlaşmalı boşanma protokolü hazırlarken yoksulluk nafakasını baştan belirli bir süreye (örneğin 3 yıl boyunca ödenecektir şeklinde) bağlayabilirler veya nafaka yerine toplu bir maddi tazminat / mal paylaşımı devri ile süreci tamamen tasfiye edebilirler.
  • Kusur ve İspatın Ağırlığı: Yoksulluk nafakasının süreli hale gelmesiyle birlikte, boşanma davalarında tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılmasındaki kusur oranları çok daha büyük önem kazanacaktır. Nafaka talep eden tarafın “kusurunun daha ağır olmadığını” ve ekonomik durumunu mahkemede profesyonel delillerle ispatlaması gerekecektir.

Süresiz nafakanın iptali sonrası meclisin yapacağı yeni yasal düzenlemeler ve açılacak davalar teknik uzmanlık gerektirmektedir. Hak kaybına uğramamak adına süreçlerin alanında uzman bir boşanma avukatı ile takip edilmesi önemle tavsiye edilir.